Artı Sonsuz
Yağmurun yerden göğe yağdığı bu gece yasak bölgedeyim büyük çingenelerin çaldığı kaçak silahların içindeyim sevişmek kapısının kapandığı bir nabız yoklar […]
Yağmurun yerden göğe yağdığı bu gece yasak bölgedeyim büyük çingenelerin çaldığı kaçak silahların içindeyim sevişmek kapısının kapandığı bir nabız yoklar […]
Yorgun kadınlar içtik yalnızlıktan uğuldayan tuzlu kan gibi nice akşamlar devirdik çengi kıyamet ‘kızıl sultan’ gibi vurdukça mızrap öyle yoğun […]
Gözlerin gözlerime değince Felaketim olurdu, ağlardım Beni sevmiyordun, bilirdim Bir sevdiğin vardı, duyardım Çöp gibi bir oğlan, ipince Hayırsızın biriydi […]
Geleceğim bekle dedi Ben beklemedim o da gelmedi ölüm gibi birşeydi Ama kimse ölmedi
Boynuna o yeşil fuları sarma çocuk Gece trenlerine binme, kaybolursun Sokaklarda mızıka çalma çocuk Vurulursun..
Claude diye bir ülke siyah palmiyelerin değişerek her gece genç kızların öptüğü yanlış erkekler gibi çizdiği raphael’in şüpheli dudakları ayva […]
Nasıl olduysa birden adımı unuttum adını unuttuğum o sıcak şehirde yıldız alacası yüzen bir zakkum yanımda o hayal kız ikide […]
Doğarsın sorgudur başlar doğmanın hesabı sorulur dünya bir bela sofrasıdır lokmanın hesabı sorulur acı bir dumandır köyleri çakaldır kurttur soyları […]
Önümden çekilirsen İstanbul görünecek Nerede olduğumu bileceğim Sisler utanacak eğilecek Ağzının ucundan öpeceğim Saçına kalbimi takacağım Avcunda bir şiir büyüyecek […]
Bir bıçak ısırmasın ömer haybo dişleri çıtır çıtır çelik yanılıp beyoğlu’na çıkmasın topraklüle sokağını tutmasın bütün şaraplar ölü kırmızı bütün […]
Silah atılmıyor güvercin şakırtısıdır şafakta yaldızlanan şadırvanda su ıhlamurlarda ezan görkemli bir namaz uğultusu heyhat hamzabey cami-i şerif’inden kim kaldı […]
..salı gecesi.. kara bir balta buldu akşam vuracak noktayı hücreler doldu bir ıslık en yakın maçka tramvayı kim bırakmış yalnızlığıma […]
Haçan demir dökende ateş yiyesim gelir gök sofraya çökende doruktan sesim gelir dağdan yürek sökende kurşun dökesim gelir çatal şimşek […]
Hiç görmediğim gökler vahşi yeşil ağır şehirler oturmuş altına içinden sular geçiyor erimiş cam parıltıdan göz gözü görmez olmuş bu […]
Bu döşeği sen mi serdin elin dert görmesin ana ana uyuyacağım ninni çağır danalar girsin bostana çetin bir yörük kızı […]
Yüksekkaldırım’da bir akşam maria missakian’i düşündüm eğer kendimi bıraksam yağmur olabilirdim yağardım kasım’da bir çınar olurdum yaprak yaprak dökülürdüm kalbimi […]
Eflatun gözlerin olduğunu bilmiyordum gece yarısını yaşamaktan yorgunum ayazın avucunda unutmuştun ellerini önünden geçtiğim halde beni tanımadın ben değiştim biliyorum […]
Geçerdi hep Pırıltılı kanunlar Neves gecelerden İhtimal buhranlı gecelerdi hep Yüreğinde yalnızlığın tortusu Vazoda yaseminler Ufukta yağmur kuşları Çözülmez bilmecelerdi […]
Zeynep beni bekle / gece ağaçlarına yağmur çiseliyorum / cam tozu su beyazı yalnızlığını mutlaka değiştireceğim bir yaprak halinde süzülüp […]
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular yağmur giyerlerdi sonbaharla bir azıcık okşasam sanki çocuktular bıraksam korkudan gözleri sislenir ne kadınlar sevdim […]
Akşamları göl eflatun bir keder Sazlıklarda pırıl pırıl Buz tutmuş bataklık kuşları Ağaçlardan Çürük sarı ve kızıl Son yapraklar dökülüyor […]
Ay soluk soluğa yıldızlar akla ziyan bir irilikte uzaydan yanmış kibrit kokuları koklasam korkarım koklamasam gizli yılan ıslıklarıyla özsuyu zaptediyor […]
Kadınsa kadın doktor spiedell dudakları kalın buğulu üstüne yoktur linda’nın doktor spiedell benim linda’nın (bir içim su) karanlıkta cıgara içiyor […]
Yüzünün yarısı göz kadife yansımalı bulutlu siyah ah bulutları eflatun o boy aynasından çıktı fransızın malı vişne asidi vardı tadında […]
Kapıyı açık bırak Hiç kimse görmese de Belki biri gelir Elsiz ayaksız Varla yok arası Hanidir bekliyorum
Onlara ün mü gelir bazı bir ses mi duyarlar yumuşak bir kedere ufalır bakışları idam mahkûmlarıdır aslında ihtiyarlar ölüme koşullanmış […]
4. Sunturlu Bir Karanlık dudakları ateş aldı narçiçeği sonra tırnakları dikenli alev yer gök yangın sıcağı sarışın gümüş bir çil […]
Beni koyup koyup gitme, n’olursun Durduğun yerde dur Kendini martılarla bir tutma Senin kanatların yok Düşersin yorulursun Beni koyup koyup […]
Yıllar var ki serçeleri unutmuşum üzerimden gökyüzünü almışlar gibi asfaltların karanlığında boğulmuşum ufacık oysa hep böyle uçuşurlarmış karlı ağaçların arasındaki […]
Korkacak bir şey yok hesap tamam Sıram geldi mi hatta güleceğim Kendimi hazırladım biliyorum Önce turgut arkasından ömer haybo Daha […]
Sen benim hiçbir şeyimsin Yazdıklarımdan çok daha az Hiç kimse misin bilmem ki nesin Lüzumundan fazla beyaz Sen benim hiçbir […]
Kirpi gibisin çocuk her tarafın diken kim elini uzatsa delik deşik üstelik sen de kan içindesin
Işıkları söndür suna su Vapurları duyacağız ha Dün gece uykumda sıçradım Beni mi çağırdın suna su Nereye gideceğiz ha Yabancı […]
Islığında usturalar bileniyor bıyıkları marşandiz katarı zulasında eroini esrarı tutuklandıkça yenileniyor kafası kızdı mı taksim’de akşam bütün lahmancunlar ondan sorulur […]
Gece bir anda yıldız Bahçe bir anda çiçek Uzaktan denizin kokusu Karanlıkta kımıldayan böcek İçimi bir anda Aydınlatır mimozalar Bir […]
Hangi bulutlara niçin sarındın gözlerindeki mavi kimin gökyüzü süheyla değildi başkaydı adın gülüşlerin donuk neş’e öksüzü o erken sonbahar görüntüsü […]
Zaman olmuştur ki Dumanlı havuzlarda soğuk nilüferler Bulutlara savrulmuş ateş kuşları Korkulu bir hicrani söyler Zaman olmuştur ki Dalgınlıkları hisarbuselik […]