Perseus
Bir gün yaprakları keşfedecekler derinin altında keşfetmek? kuşkusuz, mutlaka… -niye olmasın? bir kuğudan ötekine zeus bir zeus’dan ötekine leda geceleyin […]
Bir gün yaprakları keşfedecekler derinin altında keşfetmek? kuşkusuz, mutlaka… -niye olmasın? bir kuğudan ötekine zeus bir zeus’dan ötekine leda geceleyin […]
‘çöl’ denilen o öyküyü yazmak için konuşurken sustum içimdeki türküyü… anlasın doğan gün seni: bir aşk ötekinden mi kalır? ah, […]
Herkes öteki gibi duruyor… akşam da durduğu yerde durmuyor artık; yolcu yolu kuşatıyor durmadan; kapanıyor ‘Zaman’ denen karanlık… hiçbir şeyde […]
Bir göl güle düşerse göl değil de gül bulanır gurbet sende pamuklarsa gece ay oradan doğar şiir acıya çullanır ilkyaz […]
Şimdi nedense her şeyde ansızın dağılan kelebek tadı biliyorsun en bakımlı bahçe sessizliktir gülüşler oraya sürgün edildi acıların kardeş olduğunu […]
Kış, dağların kürkü gibi kış gece midir düşen dal? sen ey böğürtlenlerin ve umutsuzluğun mülkü ve bir hüzünden huruç eder […]
Sarı yaz! kat kat şafaklar gördün dizelerde, sevdalar gördün göçük bir dağ gibi üstüste geldikçe ben şairim: bir yeraltıyım ben […]
Yalnızlık zamanlandı: önce aşk, sonra yaprak… günler geçilecekler… atlar, gümüş yeleli yüzünü aynalara, bir tek onlara bırak; sürünsün sırrı aşkın, […]
Hep Senin içindi, hep güle dönüşü Hiç’in… varlık gurbet, yokluk sıla; aşklar hep Sana varmak için… kalbimin ötesi, gülümün üstü; […]
Yalnızlık bir tarihtir ikimiz Dururuz odalarda bir giysi gibi En kalın soluklarla çekiyor ipi Kim bilir kimlere kalmışlığımız Yalnızlık bir […]
Bir gece Çölemerik üzerinde bakır bir bilezik gibi hilali gördü ezik çiğdemleriyle Elazığ acı dağlarıyla Ergani dersim Pülümür, horasan İbrahim […]
Ben hep yollar düşledim derin yollarda yürürken yollar gül sesleridir beni yazın ta içine çağıran gitsem mi? yoksa daha erken […]
Aynalar las meninas, örtün onları, örtün! örtün ki görünmesin ayna içinde ayna… hangisinde eksiğiz ve hangisinde bütün? bir ayna kendini […]
Ben kimden koptumdu, akşamlar depresif, manik bir aynayla beni bağladı bana… pis bir kitap çöküntüsü: o, ben’im! kuğularla garanik -i […]
En çok yanılgısı başkaydı benden Bir suya çalardı saati Gümüş köstekli bir aksam vakti Karardı solukları göğü görmeden Kraldı yaz […]
Bir kapı açıldı, ansızın, baktık: akşam!.. kimse benzemez oldu kendine; kimbilir ne kadar hüzünlü artık, bir odadan ötekine geçmek bile… […]
Sen ilkyazı önce kendinde oluştur ve sonra büyüt hiç solmayanı bir dağ ki kendinden umulmayanı senin yüzünden devşirip birden ve […]
Ben aynada büyüdüm, aynalar ise bende: acıları gezerken, sözlerimizle ikiz: birlikte olduğumuz, ah, o ürkünç bedende bakarken kendimize, sevişen günlerimiz […]
Her şiir boydan boya bir ıssızlıktır artık dizelerse giderek daha tenha acının düzyazısı olmaya hazır mi sözlerin kişi? aşklar! onları […]
Nerde o sarısabır, safran ve sarı sesi akşamın? duymak sanki bir gülün yolculuğu gibidir bahçeden sana doğru; gelsin, bilsin ve […]
2. börklüce Mustafa biz ki sevdamızı, alaca kıl bir heybe gibi sunduk aba terlikle denizi yürüyenlere şavkımız dağlara vurunca börklüce […]
Nesimî ve mansur’la tenim dağıldı benim; kendi yasımı tuttum, ölüydüm, aşk şehidi… bir ayna düşer de kırılırken bedenim, söylenen söylenmeyenle […]
Sen gittin gideli kuşlar anlamaz görünür Her acılan gülde yepyeni bir Sırâz görünür Bakışlar dağılırken denizin belleğinde Senin her sihrinde […]
Gide nereye vardım Karlı bozkırda koşup koşup Bodur bir ağaç kaldı belleğimde Gümüş yüzükler gibi incelmiş Babam didinirmiş ha babam […]
Size bakmanın tarihi! siz bir gonca kadar kendiliğinden yazılmış olmalısınız derin, korkunç veergen kalbim, sevdalara sığmayan kalbim bir dağı içeriyor […]
Ey can huması, bize bu ruzigardan bir sayfa okur musun? sen umuda bak ve onu güzel eyle ey tanyerini kızıl […]
Acının vergisini verdik, gülün haracını ödedik hüznü demirbaş defterinden düşmeye geldi sıra sen ki eyvan ağıtlarda sürekli ve ahşap bir […]
En çok yanılgısı başkaydı benden Bir suya çalardı saati Gümüş köstekli bir akşam vakti Karardı solukları göğü görmeden Kraldı yaz […]
Elyazması acılar asılmış duvarlara Tezgahlar umutları daha da germiş Dokurlar kenevirden ev resimleri Uzun bir suskunluk adı verilen Elleri daha […]
Bir ince suydum, ezildimdi, basıldı üstüme, kaldı ayak izleri suda; bir menzilden ötekine… nasıldı gitmek? ağrdı çöl, kuytulardı, pusuda… baktılar, […]
Ne zaman dinecek, ne zaman? bu taflan, bu taflan? ey uçurum gözlü sevgilim! ne zaman baksam bir hiçlik tadı ve […]
Ölüm bir aşirettir doğuda ay ışığı gülden hoyrat gölleri güzelden talandır ve asi, durak bilmez ağıtlarıyla uçsuz bucaksız turnalarını kat […]
Sen benim kalbimin bakıcısısın Güldeki karanlık yazıdan bir mesel Sussam razı değil dile Konuşsam derin ve geleneksel Bir hüzündür Dolaşır […]
Eylül! daha çocukluğumdan beri size bakardım ben bir yazın azalmakta olan sözcüklerinden nasıl da ansızın sökülürdünüz bahçelerle ve kül dolardı […]
Çok uzun anlatmak gerekti ve biz, sadece ima ile geçtik ‘yol verin sevdaya’ gördük ve yol verdik acıdan kalkıp acıya […]
Yeşil imgeli kız! İlkyazım! Hangi harf gül, hangi dal dize? Bu büyük ağaçtan her ikimize Kalan hangimizdik… ey hayal hanım […]
Kuş sananlar yanıldılar Bir bakıştır dedi kimi Belki de bir bakış kuşu Kimseler bilmiyor hala Güzelliği yaz iklimi Çiçek boyunca […]
Söylesem hüzün olur, söylemesem de hüzün; zaten sözler de bezgin… kime anlatılsın? âh, dil’den ürker olduk; kimse dil’in bir düğün […]
Güneş de batarken sararır acılar kaldıysa dünden bugüne elbet sorulacak bir hesap vardır ve hüznü bir kirmen gibi eğirip yükleyip […]
Doğunun bebeleri taş bebek değildir; say ki onlara cefa ince yaralı bir gömlek ve ninniler en çok akşamları zor say […]
Döner kapılardan girip çıkardı Tıka basa kuşla dolu bir adam Ha dese ölümsüz olacakken tam Tezgah kurup kuşbazlığı yeğledi Yemeyip […]
Acı biziz, biziz yine bir büyük bozguna yol olduğumuz artık ne acem bahçesi ne acem mülkü ne de yaprakla örtülü […]
Ey bakışlar ustası umutlar pehlivanı Sen anlattın bir gülde anlatılmaz olanı Biz bir hüzne başlarken sana çıraklık ettik Uçurduğun kuşlardır […]
Eşrefoğlu, al haberi! Zamanın oğlu! senden beri duy, gülün tesbih sesini… kim derse ki: ‘davete icabet gerek!’ –haklıdır!.. bir daha, […]
Ah, ağaçların dağıldığı yer! bir kadın durur, – ve kendi hüznünü bekler aşklar toplanır, günler derlenir, beklenen sözler söylenir, biter… […]
Hilmi diyor ki yeminler Bana çeşmeleri hatırlatır Tabut kalın ciltli bir kitaptır Senin de çocukluğun bir ceviz tabut muydu Usulca […]
Ay kanar, sevda akar, bir dağ bir dağ kendini delerse sesini yangına verse o dağdır acıların külhanı ve usul uçan […]
sular kayboldu büyüde, büyü tüldü tül siyah, kendini gösteriyor, kapanır yalnızlık dizlerine… gel, gömül tenine… o tenin ki, Zaman’dır… maide […]
Ben daima uçurumlar edinirim bir yerden ötekine göçerken işte sessiz saatlerde kederden türemiş bir söylen gibi göl ve bağlaşığı enymion […]
Gün oldu, bekledim, yol görünmedi; bir yaza dokundum,-dokunmak ıtır kokardı eskiden; hüzne bağlıdır, o tekne, yosunlu, kağşamış şimdi… neydi o? […]